Ara
  • Muammer Eroğlu

Osmanlı'da Dolar Kuru

Malumunuz son dönemde gündemden hiç düşmeyen bir konu var; dolar kuru. Sayın Hazine ve Maliye Bakanı Albayrak’ın kurla ilgilenmediğini söylemesi, halihazırda gece kuşaklarında ekonomistlerin televizyon programlarında sık sık boy göstermesinin bir “moda” haline gelmesi, en ilgisiz vatandaşı bile kurla ilgili fikir beyan etmeye itiyor. Öyle ki yaşlısından gencine, yoksulundan zenginine kurla ilgili bir fikri olmayan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı bulmak çölde vaha bulmaktan zor hale geldi. Ben de bugün sizleri bu konuyla ilgili kısa bir zaman makinesi turuna çıkaracağım.


Öncelikle şunu söylemeliyim. Başlığı dolar olarak açtık fakat Osmanlı para birimi Akçe-i Osmânî’yi dolar ile karşılaştırmak yersiz ve anlamsız olur. Bunun yerine global anlamda kabul edilebilirliği bakımından Osmanlı Akçe’sini duka ile karşılaştırdım. Duka, Avrupa’nın çok büyük bir kısmında kullanılmıştır. Geçmişi 1140’lara kadar dayanır. Sicilya’da ortaya çıkmıştır. Anlamı ise “dük”ün parasıdır. Bu dük amcalar zamanla kendi dukalarını çıkartmışlar, duka bir beylik nişanesi haline gelmiş. Örneğin, Almanya’da onlarca bey kendi dukasını basıyor. Bizans imparatoru daha da ileri giderek Venedik dukasını değiştirip Bizans para birimi basilikon’u oluşturuyor. Gel gelelim asıl sorumuza; bir duka kaç akça yapar? Yıllara göre bir rakam vermek gerekirse şu şekilde bir tablo ortaya çıkıyor,

1 duka;

• 1477’de 45 akça

• 1488’de 49 akça

• 1510’da 54 akça

• 1523’de 55 akça

• 1548’de 57 akça

• 1550’de 60 akça

• 1566’da 60 akça

• 1577’de 60 akça

• 1586’da 120 akça yapıyor.

1687’de akçanın yerini kuruş alıyor.

Bu tabloda bahsi geçen duka, altın ağırlıklı akça ise gümüş ağırlıklı bir para birimidir. Bundan dolayıdır ki günümüz Tl-dolar kuruyla karşılaştırmak anakronizme düşmektir. Fakat yıllara göre yükselişiyle ilgili pek tabii analiz yapılabilir. Bu tabloya göre Osmanlı’nın yükseliş döneminde dahi duka karşısında devamlı düşüş seyrediliyor. Ancak Kanuni döneminde değer kaybının durdurulması başarılabiliyor. II.Selim döneminin sonlarına kadar da akça değer kaybetmiyor. Bunun nedeni o dönem sık sık fetihlerin olması hasebiyle ganimet vasıtasıyla ülkeye sık sık döviz girmesi olabilir. Ayrıca bahsi geçen dönem üç denize de hakim olunan, Osmanlı’nın ticaret merkezi haline geldiği bir dönem. Fakat ilginçtir akça yine değer kazanmıyor. Selim’in vefatından sonraki 10 senelik dönemde ise inanılmaz bir düşüşle 60 akça olan dük tam 120 akça yapıyor. Fakat bazı kaynaklara göre 120 akça 1 kuruş yapıyordu. Yani aslında bu inanılmaz düşüşten sonra ancak 1686’da nominal değerler eşitleniyor. Bu döneme kadar olan kısımda ise Osmanlı parasının döneminin doları, dükten daha değerli olduğu görülüyor. 1844’de ilk kağıt para Osmanlı lirası çıkartılıyor. Bu dönemde ise “döneminin doları” olarak sterlin’i düşünüp Osmanlı lirası ile sterlin’i mukayese edebiliriz. 19.Yüzyıl kaynaklarına göre 1 sterlin 1.10 Osmanlı lirası. Yani hasta adam halindeki devletin, dönemin süper gücünün para birimi ile arasındaki fark şimdiye kıyasla çok düşük.


Geride bıraktığımız tablo aslında bize açıkça bazı şeyleri söylüyor. Türk insanın ekonomisi süper güçlere karşı en zor dönemlerinin birini geçiriyor.


Muammer Eroğlu


9 görüntüleme